Dün gittiğim bir meyhanede
Oturdum köşede bir masaya
Pek sevmesem de kasvetli havasını
Söyledim bir büyük rakı yanına üç beş bir şey

Aldım kadehten bir yudum yanında sigara
Çektim derin bir nefes ve bıraktım
İçime hasretim gibi dolan dumanı
Ve bizi düşündüm niye olmadı neden yapamadık
Ayıpladım kendi kendime öfkelendim
O kadar kaybetmişim ki kendimi  masayı yumruklamışım.. !!

Aklımda cevabını alamadığım sorularım
İçimde  kırıklığım, kırgınlığım
Karşımda gerçekmiş gibi oturan
Omzuma dokunan el ile  dağılan bir hayalken sen

Ağarmış saçları ile yaşlı bir adam
Oturdu masaya ve dedi ki anlat bakalım evlat
Olmaz böyle geldiğinden beri Bir şeyler mırıldanıyorsun
Anlat içinde biriken derdi anlat  yoksa
Perişan eder aşkın açısı hiç bir derde benzemez
İçen içe bitirir seni

Dedim ki……
Nasıl anlatayım nereden başlayayım
Yüreğime dağ gibi oturan yalnızlığımı mı ?
Kavuştuğum anda yüreğime oturan hasreti mi?
Yada içimde yanan yangınları  mı
Söyle bana Hangi birini anlatayım
Anlatsam dinler misin
Anlarmısın içim de kopan kıyameti

Sızım sızım sızlıyor söküyor sanki yüreğim
Nefesin daralıyor, sanki bedenime  küs ruhum
Nasıl anlatayım  ki sana
Ölüyormuş gibi hissettin mi  hiç
İşte Ölmek gibi bir şey bu hissettiğim